SOLUK ya da TARAK KÜREK yara bere ARAK DİKEK olmuyorsa ÇOMAK ÇİLEK bilmezsiniz iyice BİLEK burası iyi burada aşağı İNEK bendeki tek YÜREK dört büyük MELEK
size ancak ben yaparım şahane bir ÇELENK
şimdi gördüğünüz vayanasının PABUCU kalibresinde bir KELEK
bizde böyle yaparız naber lan TEKERLEK
Minör hislenirsin, sağ gözüne ağır darbe aldığında
Daha iyi yani HD görürsün
Işıklar gözünü alır da nemenem terk
Aynalar gözüme ren geyiği katmadan bi şekil
Yatmaktan dalgasız kalkmaz kimse,
Bilemem yok hatırlamıyorum özellikle takırdamam
Halı uçar altından, gümüşten değil çekirdekten deler kilimden seril
Halının tersine binen uçarsa uçurumdan
Uzaydan element düşer “demir” bildiğin.
Bu anda yere çakıl
İyilik vazgeçermiş gibi yapacak alış
Bana ginseng değil matcha doldur
Öyle kazıkla ben, voyvada çelimliyim.
Kan davası gövdeyi minör götürsün boşver
Sen bana bak hele, benim her telden ve elden öper serseri gewramin!
Bana bulanık ışıklarla gelme şıllık
Kaybolursun tüm yüzümde bıçaklar şaklar
Az merhem sür böyle çok can yakan bir araya gelmez, gör beni.
Her şeyi canla başla idare ederim kamburuma ters biner katlayarak inerim
Şer olmadığı gibi ESMERALDA da yok koyduğumun yerinde.
Göbek atsın anlarız da dert anlatmasın sakın, dikeriz!
Akarsu yatağından kucak dolusu Deniz kızı çıkardık
Hemen hepimiz yemin ettik birkaçı da yemin içti ne gerek varsa
Cansız bedenin, ayağı da cansız olur demişler
Halt yemişler. canlı cenazenin de sakın ayağına gelme oyununa gel ki görem seni
Örem seni bir ters bir düz yüzem senin derini
Ömür boyu uzattığın saçın ilk kez kelini, hatta kelli felli yerini
Kim kırar ulan oğlum sizin gibi soysuz itin belini
Yesin firavun ama biz yemeyiz sokmadan kaçan sivrisineği
Ulan saraydaki ahırmın ineği.
Arş-ı alâ’dan inip kan oturunca ağzıma
Kederle bir şey yuvarlarım boğulmuş kursağıma
Tabiî bakarım bir soluma iki sağıma
Çık ulan çıkabiliyorsan benim dağıma
Eşkiyayız diye gezersin dikkat et kabileni yok yere ezersin
Meydanları dar sokaklarına kadar süzersin ne işime yarar bilmem ama güzel dizelsin.
“orada ne arıyorsunuz?” derim geçmem geçerken indirdiğim adamı seçmem.
Sizin üstünüze vegan kumaş kefen biçmem
Sizi çul çaputla sarar orta karar bir cenaze namazıyla
Kabre eda ederken yedi yepken sülalenizden
En güzel mazinizi çıkarıp alır oraya fakr-u zaruret koyarım
Sizi, -evet size söylüyorum anlayın- kırsala kengere yollar dönüşünüzü kangren oyun havalarıyla kutlarım
Kansere genç beyinler, ileri vites ama beyni geri gelinler ederim sizden
Daha sizi ben ne edem bilinir ki bunların müsebbibi ve galabesi ben değilim benim dedem
Ha biliyoruz efendim bilmez miyiz sizde, siz değilsiniz tüm bunlara sebep o gün yağan sulu sepken.
Bir daha buraya gelmeyin ulan ben burada tekken.
Alın size bu da alabora yelken
Kaybolun len size söylediklerimi yapmak için daha erken
Ben kim miyim “ben Altar’ın oğlu TERKEN!”
Bu birinci celse bunlar askere gitmemiş erse, anlarsın işte fakat tabiî kıçın yerse!
