-Oğlum Erdem’e…-
1.
Gece ile gün,
hayal ile hakikat
arasında, kalplerimizde,
sevincin doğumu
sen geldiğinden.
Dört yanımız pürtelaş.
Dilimizde niyazımızın
kabul oluş neşesi.
Her şeye gücü yetene
sarsılmaz inancımızla
bahar bahçe çehreler.
2.
Suya değiyor varlığımızın
bir parçası, eksiliyor zaman,
Serinlerken benliğimiz,
bu şehir gün doğumunu
küçük bedenine armağan
ediyor. Uyuyanlar bilmiyor.
Kendimden bir parça daha
katıyorum anlamına varoluşumun.
Sen geldiğinden bir anlığına
ölmüyor uzak coğrafyalarda
yetim çocuklar. Hamdımız,
hiç olmadığı kadar
seri kanat çırpıyor
3.
Bir şeye dönüşeceksek
kendi özümüzden başlayarak
sevgiye dönüşmeliyiz
çatısı altında seninle
dört kişilik evimizin
Kaygılı gözlerle geleceğe
bakarken umudu yakalamak,
minik bakışlarında vazifemiz
olmalı. Seni, merhametten bir
anıt gibi taşımak için
yarınlara, hassas bir ayarla
işlemeli, yürüdüğümüz tüm
yollar boyunca.
