Padişahımız Yavuz Sultan Selim yazdığı şiirin birinde şöyle der;

Padişah-ı âlem olmak bir kuru kavga imiş

Bir veliye bende olmak cümleden âlâ imiş.

Bazen bir söz işitir insan, hayatı o anda durdurmak ister. Bu beyitte o neviden. Hayatı boş vermek değil bu; gösterilen hayata yüz çevirmektir. İnsan olmak, kuşkusuz, yaratıcıya kul olmakla mümkündür. İnsan kulluğa doğru yol aldıkça insan olmaya başlıyor. Gayrısı beşerliktir. İnsanın insana üstünlüğü edep ve ahlakta olur. Edep Allah’ın bize verdiği, Ahlak bizim Allah’tan aldığımızdır. Kul olmakla bildiğimiz insan olmak arasında fark, bu edep ve ahlakla kurulan irtibattan kaynaklanır. Bu irtibatı sağlayan, kalınlaştıran kişilere Veli; Velinin yolunda gidene de Derviş diyoruz. Derviş olmadan kulluk zor. Ne var ki dervişlerin hepsi Velisini bulamaz. Bu nedenle derviş “arayan”dır. Velisini bulana Zahid denir. Her ikisi de dünyanın şaşaasına fakirdir.

Dervişi olmayan toplumun büyük adamı (!?) olmaz; derviş olmadan da büyük (!?) adam olunmaz. Derviş olunca da büyük adam (!?) olunmaz. Bizde büyük adamların hemen hepsi derviş olmuşlardır. Zira üstünlük takvadadır.  Padişahımız Yavuz Sultan Selim, bu nedenle kuru kavgadan, yani dünyadan bizardır. Zira onu yetiştiren babası II.Beyazıd’ın lakabı Veli’dir. Ayrıca Zeyniyye Şeyhi Halimî Çelebi’ye intisaplıdır. Bizim Padişahlarımızın hemen hepsi sufi ve ömürlerini bir Veli’nin dizinin dibinde geçirmişlerdir. Mesela Osman Gazi ve oğlu Orhan Gazi Şeyh Edebâlî’ye; Sultan I. Murad Seyyid Mehmed Hammârî’ye; Sultan Yıldırım Bayezid Nurbahşiyye Şeyhi Emir Sultan’a; Sultan II. Murad Mevlevî Emir Âdil Çelebi’ye; Fatih Sultan Mehmed Ak Şemseddin’e; Kanuni Sultan Süleyman Mehmed Nurullah Efendi’ye; Sultan II. Selim Halvetî Şeyhi Süleymân Âmidî’ye; Sultan III. Mehmed Halvetiyye Tarikatı’ndan Abdülmecid Sivâsî’ye; Sultan II. Ahmed, Sultan II. Mustafa ve Sultan III. Ahmed, Mevlevi Şeyhi Receb Enis Dede’ye; Sultan Abdülaziz Mevlevî Şeyhi Sadreddin Çelebi’ye;  Sultan II. Abdülhamid Şâzelî Şeyhi Zâfir Efendi’ye bağlıdır. Savaşçılıkları, mücadelecilikleri buradan gelir. O zamanın şeyhleri ve dervişleri şimdiki gibi dünyaya meftun değil, bizardırlar.

İnsan derviş doğar, derviş yaşar ve derviş olarak ölür. Bu nedenle olsa gerek insan dervişliğini unutursa kulluğunu, kulluğunu unutursa insanlığını unutuyor, başka bir şeye köle oluyor. Bundandır bu hayatta ya dervişsindir ya da köle. Başka seçenek yok. Sözü Veliler ve Dervişler diyarında ömrünü tamamlayan Sultanımız Kanuni Süleyman tamamlasın:

Sakın aldanma cihâna olmasın sende gurûr

Ne kadar devlet bulursan kendüzini eyle mûr.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir