29.
Onlarca şiir, tamamlanmayı, “oldu” dememi bekliyor; aylardır.. yıllardır.. Bir şiirin bittiğini nereden anlar şairi?
Bence, tamamlanmış şiir yoktur.

30.
A.Özdenören Akif İnan’a gösterirmiş şiirlerini. O ‘tamam’ deyince, kendisi de ‘tamam’ dermiş.
Her şairin bir rehber-dost şairi olsa keşke.

31.
Şiirin iyisini kötüsünü nasıl ayırt edersin, demişler, o da, “koklayarak” demiş.
Kimdi bu, hatırlayamadım şimdi adını.

32.
Kalp geçilmez.
Çaba da yetenek de, hep geride dururlar.
İşleri karıştıran hırstır.

33
Yola çıktığı arkadaşlarıyla menzile varan olmuş mudur acaba?

34.
“Meşhur Hatunlar” isimli bir kitap okuyorum.
Bazı erkek İslam âlimleri (İmam Suyûtî bunların en bilineni) kadın İslam âlimlerini üstat edinmişler. Diz kırmışlar önlerinde, ilim öğrenmişler.
Kadın şairlerin üstünlüğünün mutlak bir şekilde kabul edildiği dönemler yaşanmış bu dünyada.
Kadına ve kadınlığa saygı dolu bir bakış. Hakkaniyetli çaba. İnsan biraz şöyle derlenip toparlanıyor. Her yaştan kadınlar ve her yaştan erkekler okumalı, derim.
Büyüyenay Yayınları’ndan.

35.
Yusuf zindandan çıkıyor. Züleyha dul kalıyor.
Yusuf vezir oluyor. Züleyha fakirleşiyor.
Yusuf ülkeyi yönetiyor, Züleyha Yusuf’la görüşme imkânı arıyor.
Züleyha Yusuf’a kendini anlatma fırsatı buluyor.
Yusuf Züleyha ile evleniyor.
Dört çocukları oluyor.

Eskiler gibi söyleyelim biz de:
Eninde sonunda Yusuf’a kavuşursun, yeter ki Züleyha ol!

36.
Basit olanın inşası diyebileceğimiz bir şiir yazılıyor. Şimdilerde en çok bunu görüyorum. Dahası, bir taraftan, böyle de bir şiir yazılıyor. Görmezlikten gelinemeyecek bir şiir.
Kurgu var, günlük dil var, öz var, bütünlük var, iddiasız, yakıcı…
Komşuluk hallerini anlatıyor mesela. Doğum gününü anlatıyor mesela.
Küçük, basit, yalın… ama bir hakikate muhtaç olmayan.
Zekice… ama bir hakikate muhtaç olmayan.
Reddetmek zor… ama bir hakikate muhtaç olmayan.

37.
Ülkücan Sütbaş.
Sadeimge.com’da okudum şiirlerini ilk defa.
Şiirlerindeki şeksiz cevelanı sevinçle seyrediyorum.

Yavuz Balı var bir de…
Kadim bir fısıltıyla geçiyor yanımızdan. Bu resm-i geçiti de sevinçle seyrediyorum.

Ülkücan’ın sorusu insana dair,
Yavuz’un sorusu varoluşa dair.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir