Sadık Yalsızuçanlar’ın son öykü kitabı Ali’nin Parçaları, Profil Yayınları’nca okura sunuldu.
Yalsızuçanlar’ın daha önce Deli Tomarı ve Allah’ın Adamları ile birlikte bir tür öykü üçlemesi tamamlanmış oldu. Yazar, Deli Tomarı’ndan itibaren delileri, meczupları, meclupları, sokakta yaşayanları, sokak hayvanlarını, yetim, öksüz, kimsesiz ve yoksulları merkeze alan öyküler yazdı. Ali’nin Parçaları, bu üçlemenin son kitabı. Diğer iki kitapta olduğu gibi, uzun bir hikâyenin de yer aldığı Ali’nin Parçaları’nda yine deliler, kimsesizler, yoksullar ve sıra dışı bir yaşamı olanlar anlatılıyor. “Gelin Gidelim Efendim”de yer yer ironik yer yer hüzünlü bir hale bürünen hikaye, yakın müzik tarihimizin renkli bir kişiliğini konu ediniyor. İsmail Rüşdü Bey, daha çok klasik müziğimizi seven, o geleneğe sımsıkı bağlı, klasik usulde besteler yapan bir müzisyen. Fakat değişen toplumsal ve kültürel şartları da şaşkınlık, hayret ve hüzünle izliyor. Hikayenin sonunda alzheimer oluyor.
Kitapta gerçekten yaşamış delilerin ve meczupların da öykülerine rastlıyoruz, kurgu izlenimi veren yaşam öykülerine de…
Ayrıca, Yalsızuçanlar, önceki iki kitabında olduğu gibi, sokakta yaşayan masum canların da hikâyelerini anlatıyor. Ali’nin Parçaları’nda, özellikle Şimal, Benekli, Tarçın ve Yavru’nun öyküleri iç burkuyor. Bu hüzünlü, bazen de insanı sevindiren hikayeler, belli ki Yazar’ın kendi deneyimlerinden besleniyor. Yalsızuçanlar, öteden beri kendi tecrübelerini öyküleştirme konusunda ısrarcı bir yazar. Bu, O’nun öykülerinin etkisini de artıran bir şey.
Ali’nin Parçaları’nda çok sayıda küçürek öykü de yer alıyor.
