Yavaş yavaş aydınlanan
Bir deniz altı alemi
Yosunlu bir boşluktan
Çekiyor kendine beni.

Aydınlanan ‘denizaltı âlemi’, insanın dünya ile ilişkisinin dönüşüme uğradığı, hatta yok olduğu başka bir duruma, mekâna işaret etmektedir. Yani, güneşin doğma ve batma eyleminin olmadığı, bütün varlığın sukût halinde bulunduğu, sonsuz olanla barışık bir zamanın varolduğu başka bir mekan… Şairi çeken ‘boşluk’ yosunlu olmakla dünyaya göndermede bulunuyor.

Bir yıldız uzaklığında
Uyanıyor birer birer
Ürkek bulanıklığında
Zamanı bölen şekiller.

Şekil, eşyanın sınırını belirleyen katılıktır. Her şekil bir eşyaya, bir yaratılmışa işaret eder. Bu nedenle görünen dünyaya aittir. Yani bölünebilen bir zamanın sınırları içinde kalır. Çünkü o, varlığının şuuruna varmak için bir takvimin gerisinde durmak zorundadır. Gece, gündüz, yıl, ay, saat, dakika… Ona tanımlama ve tanımlanma imkânı verir. Oysa sonsuzluk şeklin sınırlılığının ortadan kalktığı yerden başlar. Şekil ortadan kalktığında eşya ‘uyanır’; asıl kaynağına, kendi gerçeğine dahil olur. Ve sonsuz olanla barışık zamana uyum sağlar.

Ey sükûtun bir nefeste
Yaktığı billûr avize!
Bu esrarlı müselleste
Gökler yakınlaştı bize…

‘billûr avize’ Tanpınar’ın başka şiirlerinde de geçer ve zamanın değişmez gerçek özüne işaret eder. Değişen görüntünün gerisindeki ‘hep aynı kalan’dır o. ‘Denizaltı âlemi’nin sukût hali, bir nevi sonsuz hakikati gören varlığın sükût halidir. Hakikat karşısında her şey susar. Zaman, yaratılmış olan için bir ‘süreç’ olmasına karşın, hakikatte kendi özü olan andan ibarettir. Zamanın ‘an’a dönüşerek hakiki özüne kavuştuğu durumda o sonsuz olan ortaya çıkar. Hakikati gören göz (sükût hali), billur âvizenin (değişmeyen öz), bir nefeste (an) yandığını görür. ‘Bu esrarlı müselles’e, yani bu ‘üçlü’ duruma şahit olur. Ve bu şahadet Gökler’i yakınlaştırır. Gök, genellikle ilahi olanı işaret eder.

Aydınlığın hendesesi
Sonsuzluk bahçendir senin;
Dinleyin geliyor sesi
Arılarla böceklerin!

Şekilsel olan geometrik (hendesi) olandır. Eşyayı ya da varlığı katılaştıran şekil dünyevi olan şekildir. Bu şekilden soyutlanan varlık kendi özüne, gerçeğine kavuşacağı için artık o alemin (denizaltı aleminin) verdiği şekle girerek aydınlanacak ve onun bahçesi artık ‘sonsuzluk’ olacaktır. Bu sonsuzluk aleminde duyulacak tek ses ‘neşenin ve mutluluğun’ sesidir.

Bilirim kimse içemez
Üstüste aynı pınardan,
Bir veda gibi her nefes
Alışılmış kıyılardan.

Sonsuz olan eksiksiz olandır. Ona bir defa kavuşanın ihtiyacı ‘bütün’ halinde karşılanır. Ve orada hiçbir şey tekrar etmez. Çünkü tekrar, sonsuz olanın neşesine uygun değildir.

Hangi güvercin kanadı
Köpükten çırpınışında,
Bu sarayı tamamladı
Her tesadüfün dışında;

Ve hangi el boş geceden
Uzattı bu altın tası,
Sızdıkça bir düşünceden
Günlerin kızıl meyvası?

Güvercin, huzurun ve barışın simgesidir. Sonsuz olana dahil olan hiçbir şeyde bir düzensizlik ve aykırılık bulunmaz. ‘Köpük’, vuruşu tatlı olan ve darbeleriyle bedene haz veren tek kırbaçtır. Ve sonsuz olanda her şey iradidir, tesadüfe imkan verilmez. Yaratıcının aklı, her şeyi tam ve en güzel biçiminde düzenler. ‘Denizaltı âlemi’, huzurun hakim olduğu bir ‘saray’a dönüşür. Çünkü gerçekle karşılaşılan ilk andaki sükutun yerini sonsuz zamandaki neşe almıştır.
Şiire ‘hangi’ diye bir soru edatı ile başlanması, gerçek bir soru sorma gayesi gütmez. Gerçeğin karşısındaki şaşkınlığı belirten bir durum vardır burada. Ve bu şaşkınlık durdurulamayarak sonraki dörtlükte de devam eder.

Ey eşiğinde bir ânın
Durmadan değişen şeyler!
Başucunda bir rüyanın
Bu aydınlık oyun bekler…

Bu son dörtlük, başa yeniden dönüştür. Bütün bu olup bitenlerin eşiğinde duran insanın tedirginliğine ve umuduna yöneliktir.
Tanpınar bu şiirde, zaman kavramını kılavuz edinerek bir ‘âlem’ tasavvur etmektedir. Bu âlem, bize ilk anda ölümden sonraki âlemi (ötedünyayı) çağrıştırıyor. Şiir, görüldüğü üzere, kendi içinde son derece bütünlüklüdür.

“TANPINAR’IN BİR ŞİİRİ: YAVAŞ YAVAŞ AYDINLANAN” için bir yorum

  • Sayın Mustafa Aydoğan, ben Tanpınar’ın şiirlerinin analizini içeren birkac yazınızı İngilizceye tercüme edip, İngilizce yayımlanan bir edebiyat dergisinde (muhtemelen Amerikada) yayımlamak istiyorum. Bunu yapabilmek için de izninizi rica ediyorum. Eğer ilgilenirseniz lütfen bana ( ayselbasci@yahoo.com ) adresine yazınız. Detayları email üzerinden paylaşmaya hazırım. İlginiz için teşekkür eder, saygılarımı sunarım. Aysel K. Basci

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir