5.

İçimde ne çok arı

Hayal çiçeklerine konuyorlar, binlerce

Düşlediğin o balı

Yetiştirmeye…

 

Düşününce ağzında bal tadı.

 

Bir arı olmayı düşledim oysa

Uçup ağzına konmayı

Dudaklarına

Ayılma bayılma arası:

Tarçın seyredebilir kıvrımlarını

Titreyip kasılmanı

Balını, ballanmanı, bükülmeni

Seni:

 

Teninde tarçın tadı!

 

7.

Az önce rüzgâr

İçinden geçenleri

Getirdi bana.

 

Ben de rüzgârla

İçimden geçenleri

Sana gönderdim.

 

Senin rüzgârın

Olanca tutkusuyla

Benim rüzgârım.

 

9.

Her sabah koştuğun pencereler de

Biliyor dünyanın değiştiğini

Ne dünkü manzara, dünkü manzara

Kediler, ağaçlar, insanlar yeni

 

Yeniden başlıyor her nefesinde

Hayat.Dünya kuruluyor yeniden

Şimdi ne sen sensin, ne ben o benim

Her an yeni tanıyorum seni ben:

 

Her sabah koştuğun pencerelerin

Duyabilsen, ne çok söylediği var

Ne çok gösterdiği, ne çok gördüğü

O kadarsın, görebildiğin kadar!

 

11.

Rüya da bir büyüdür, senden

Aklın geçemediği eşikleri eritir.

Görünce, ince dokunur tenine

İşlerse kalbe işler:

İsterse her yerine!

 

Ne görüyorsam

Bir de senin yerine!

 

13.

Her anlama yakışıyor sendeki tutku

Kelimeler yanıyor sana değince

En uzak çağrışım bile, en derin anlam bile

Uyanıp ince:

 

Naz kuşağı dokuyorlar beline

Omuzların için şal, saçların için toka

İçinde bir ürperme giyindiğinde
Kelimelerin dili ben miyim yoksa.

 

15.

Karanlık bile ürküyor kendi koyuluğundan

Bana bakınca, benim kendi ıssızlığıma

Giysiler dikiyorum aynalara korkudan

Bin bir düğüm atıyorum içimdeki sızıya:

 

Görsem, çözebilir belki saçlarının büyüsü

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir