1.
Hayat, ölmek içindir.
2.
Şiirsizlikten kimsesiz kalanlar var.
Şiirli bakınca…
3.
‘Haykanko kokor’
Seviyorum bu ifadeyi. Müzikli.
Şems-i Tebrizî’den. Makâlât’ta okudum.
Başka yerde göremedim.
Anlamı bilinmiyor.
‘Om mani padme hum’la bir akrabalığı olabilir mi!
4.
Bazen, bazı kitaplara (şiir kitapları: çoğunlukla) geç kaldığım için hayıflanıyorum.
Şu birkaç gündür en az üç kitaba böyle hayıflandım.
Ama “o” bunları benden önce fark etmiş.
Benden yıllarca önce hem de.
Bir şeyi “senden önce fark edenler kulübü”ne asla giremezsin.
Vardır böyle bir kulüp.
5.
Her imkân bir kapandır.
Eninde sonunda yakalanırız.
Korkularımızın muhteşem rehberliğinde giderken bir gün bir anda: trrrraaaakkkkk.
6.
Kurtlar dişlerini yavaş yavaş etinize geçmekte ve siz bin desibel güçle bağırmaktasınız. Ama kimsecikler yok.
Bu dramdır: Parçalar.
*
Asit dudaklardan tatlı tatlı içeriye akarken,
Ruh yavaşça çekilirken,
Cesede bir görkem armağan edilir.
Bu trajedidir: Tüstüm ve şık.
7.
Şairlerin birbirini sevmediği doğru bile olsa bunun şiire zararı olmayabilir.
Olmamıştır.
Büyük bir hikâyecimiz henüz tam bir büyüklüğe erişememiş bir şairimizle beni tanıştıracakken (oysa biz tanışıyorduk) şöyle dedi: Şairler birbirini pek sevmezler ama…
Gerçekten durum böyleyse: niçin…. nasıl… ne vakitten beri…
*
Bir hikâyecimiz hep şöyle der: Hikâyeciler efendi adamlardır.
Hikâyeciler arasında pek husumet olmadığı yönünde ortak bir kanaat vardır.
8.
Dünyada, hemen hemen, ortak hiçbir kanaat yoktur.
9.
“Herkesçe bilinen bir gerçektir ki” ifadesini okuduktan sonra, bu yazarın, dünyayı tanıma noktasında daha epey yol alması gerektiğini düşündüm ve oradan uzaklaştım.
10.
Musa “Allah” der.
Kavmi “altın buzağı” anlar.
11.
Gerçekler, paramparça olmak için mükemmelleşirler.
12.
Güneş şimdi doğacak diyorsun, herkes yönünü Batı’ya çeviriyor.
İki yüz yıldır böyle.
Fasılasız.
13.
Müslümanın hali:
Derdini en iyi anlatan cümleleri Yahudi yazarda buluyor ama Filistin’i seviyor.
(…)
